özel ders şehirlerarası nakliyat istanbul evden eve nakliyat panax
  AFET VE KRİZ YÖNETİMİ ÇALIŞMA GRUBU BASIN AÇIKLAMASINDA BULUNDU

  • Kategori
    :Afet Kriz Haberler
    Tarih :13/1/2014
    Okunma Sayısı :907
                                   AFETLER VE DEPREM AÇISINDAN ANTALYA
                                   
               Antalya Körfezinde en son meydana gelen 6.0 şiddetindeki deprem kamuoyunun ve halkımızın tüm dikkatlerini bu konuya çekmiştir. Depremin bir hasara yol açmaması bir şans, bize uyarıcı olması, acaba bu konuda Antalya olarak ne kadar hazırızı hatırlatmasını ikinci şans olarak görüyoruz. En son depremde göstermektedir ki evet Antalya bölgesi de ciddi şekilde deprem tehdidi altındadır. Bir gün mutlaka bir depremle karşı karşıya kalacağız. Tarihe bakarsak bizim bölgemizde ciddi depremlerin olduğunu da görürüz. Birçok antik kentte Milattan önce ve sonra büyük depremlerin izleri vardır. (Yine 8-20 Mart 1743 Antalya depremi, 30.04.1911 Finike Depremi (6.1), 18.Mart.1926 Finike depremi (6.9), 1914 ve 1971 Burdur depremleri (7.00 ve 6.2), 25.Nisan.1957 Fethiye depremi (7.1), canlı yaşanmış örneklerdir.)   Demekki “DİKKAT DEPREM KAPIMIZDA” diyoruz. Burada esas önemli olan Depreme ne kadar hazırlıklı olup olmadığımızdır. Unutmayalım ki “DEPREM ÖLDÜRMEZ BİNA ÖLDÜRÜR.”
               Tüm dünyada kabul gören temel kabul Afet yönetiminin dört evreden oluştuğudur. Bunlar; zarar azaltma/risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme dir. Ülkemizde Afet yönetimi denilince müdahale ve kriz akla gelmektedir.  Oysa gelişmiş ülkelerde Afet yönetimi bu sayılan dört evrenin hepsini içine almaktadır. Yapılan istatistiki çalışmalar Afet öncesi bir birimlik harcama ile afet sonrası iyileştirme harcamalarından yedi kat daha fazla tasarruf sağlandığını göstermektedir.
                Bu bilgiler ışığında; Antalya açısından konuyu değerlendirmek gerekirse;
                Genel olarak; Sosyo ekonomik değişimlere bağlı olarak imar planları yenilenmeli ve revize edilmelidir. İmar planlarına afet verileri işlenmelidir. Planlar yapılırken su, toprak, hava gibi doğal değerlerin yaşamsal ve kıt kaynaklar olduğu düşünülerek, planlama ve çevre denge ilişkileri kurularak, çevreye duyarlı şekilde oluşturulmalıdır. Deprem-zemin, deprem-yapı, afet yerleşim alanları ve kentleşme ilişkileri iyi değerlendirilmelidir. Mekansal planlamaya temel veri sağlamak amacıyla Mikro bölgeleme çalışmaları yapılmalı, Mikro bölgeleme haritaları hazırlanmalıdır. Bunun temel amacı, deprem ve diğer afetler büyük ölçekli haritalar üzerinde belirlenip bu tehlikeleri önleyecek veya etkilerini azaltacak fiziksel plan kararlarına, çevre düzenine, imar planlarına, yeni yerleşim yerlerine ait arazi kullanım kararlarına ve ilgili diğer konulara temel veri sağlayacaktır.
    1-      İlimizde mevcut eski yapı stoklar gözden geçirilmeli, tespit edilen mevcut riskli yapı stokları  acilen denetimden geçirilmeli, çürük binalar yıkılmalı, güçlendirme sağlıklı olmamakla beraber, güçlendirilmesi gereken binalar bir plan ve proje kapsamında güçlendirilmelidir. Bunlar yapılırken kazanılmış haklar ve mülkiyet gözetilmelidir. (örneğin 2013 yılı içerisinde bu durumda olan 13 binanın mülk sahibinin müracaatıyla işlem yapıldığı)
    2-      Bilhassa zemini sağlam olmayan bölgeler imara açılmamalı, açılan yerlerde çok katlı yapılaşmaya izin verilmemelidir. Depreme güvenli yerleşme ve depreme dayanıklı yapılaşma sağlanmalı, halk bu konularda bilinçlendirilmelidir.
    3-      Konserve koyunda yaşanan kaymanın benzeri Yavuz Özcan parkı, kadın yarı, ordu evi önü ve Cumhuriyet meydanı bandında da mevcuttur. Burada yıllardır santim santim denize doğru kayma söz konusudur. Bu bölgenin deniz tarafındaki çok katlı yapı stokları ciddi bir risk taşımaktadır. Bu binaların kaldırılması için gereken çalışmalar yapılmalıdır.
    4-      Acil yardım ve kurtarma faaliyetlerine gereken önem verilmeli, belediyelerin itfaiye birimleri, acil yardım ve kurtarma birimleri şeklinde dizayn edilmelidir.
    5-      Başta AFAD olmak üzere, tüm kamu kurum ve kuruluşları ve yerel yönetimler olası afetlere karşı hazırlıklı olmalı, planlar pratik, güncel ve uygulanabilir olmalı, eğitim ve tatbikata ağırlık verilmeli, zaman zaman afet senaryoları hazırlanarak uygulama tatbikatları yapılmalıdır.
    6-      Afetler için Erken uyarı sistemi acilen kurulmalıdır.
    7-      Bazı bölgelerde, açık alanlarda pilot Yeşil ve açık spor alanları yapılmalı, bu pilot alanlar afet zamanında GEÇİCİ İSKAN ALANLARI olarak kullanılması düşünülmelidir. Buraların alt yapısı buna göre düzenlenmelidir.
    8-      16.05.2012 tarih ve 6306 sayılı Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanun, diğer bir deyişle Kentsel dönüşüm yasası ile ilgili Antalya da bir çalışma var mı dır?  Antalya da yapılması gereken çalışmaların neler olduğu yerel yönetimler, ilgili odalar, Sivil Toplum Kuruluşları tarafından değerlendirilmeli ve takip edilmelidir.
    9-      Kızılay  olası afetlere karşı yeterli depo ve stoklarıyla hazır olmalıdır. Döşemealtı bölgesinde Kızılay a tahsisi gündemde olan 93 dönümlük alanın tahsisi işlemleri sonuçlandırılmalıdır.  
    10-  Sel ve su taşkınları açısından;
    a-Pik debisi yüksek olan önemli akarsuların denizle birleştiği kısımlara mendirek (dalgakıran) yapılmalıdır. Örnek Aksu çayı, Boğaçay-  Dere yatağı 260 metreye düşürülen Boğaçay ile ilgili risk önemlidir.
    b-Dere yataklarının islahı, imar ve yerleşim konularında gereken titizlik gösterilmeli, üzeri kapatılan derelerin yollarla kesiştiği yerlerde gerekli kesitler verilmeli, dere ve dere yatakları düzenli şekilde temizlenmeli, dere ve çayların taşkın sahasında kalan kısımlarda yapılaşma engellenmelidir.
    c-Yeni yapılaşma aşamasındaki Döşemealtı bölgesindeki doğal dere yatakları ve düdenler doğal haliyle muhafaza edilmelidir. Planlar buna uygun olarak revize edilmelidir. Bu yapılmadığı takdirde ileriki yıllarda Antalya yı büyük sel felaketleri beklemektedir.
    d-Şiddetli yağışlarda PİK debilerini geçen dere ve nehirlerin üzerinde taşkın amaçlı depolamalar  yapılmalıdır.
    e-Şehir içine ana arterlere yapılan yağmur suyu drenaj kanalları, sokak aralarına yaygınlaştırılmalı ve ana arterlere bağlanmalıdır.
    11-  EXPO 2016 Antalya için afetlerden korunma çalışmalarına acilen başlanmalı ve tamamlanmalıdır. (Aksu vadisi sel ve su taşkınlarından korunma planı)
    12-  Ülkenin ve turizm kenti Antalya nın prestijini artıracak olan ve dünyada ilk olacak ANTALYA DÜNYA DOĞAL AFET EĞİTİM- KÜLTÜR PARKI VE DOĞAL AFET MÜZESİ inşa edilmelidir.
     
    SONSÖZ; Gelişmiş olan ülkeler doğru arazi kullanım politikalarıyla HİDRO METEOROLOJİK gözlem ağlarıyla, meteorolojik radarlarıyla, otomatik yağış istasyonlarıyla, erken uyarı sistemleriyle, uzaktan algılama sismolojik değerleriyle, AFET RİSKİNİ MİNİMİZE EDEREK can, mal ve ekonomik kayıpların azaltılmasını başarmışlardır.