özel ders şehirlerarası nakliyat istanbul evden eve nakliyat panax

.

DÜNYA SU GÜNÜ ve ANTALYA İÇMESUYU Suyun yanlış kullanımı ile ilgili konuların ciddi bir şekilde dünya gündemine gelmesiyle BM Genel Kurulu 1993 yılı Aralık ayında aldığı bir kararla her yılın 22 Mart gününün ” Dünya Su Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırmıştır.2013 yılını da BM su dayanışması yılı olarak ilan etmiştir. Sınırlı bir kaynak olması nedeniyle su, dünyanın en değerli hayat kaynaklarının başında yer almaktadır. Bilim adamlarınca 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının su sıkıntısı çekeceği tahmin edilmektedir. Bu gerçekler doğrultusunda sahip olduğumuz su kaynaklarının kıymetini bilerek, kaynaklarımızı doğru kullanmalı, iyi değerlendirmeli ve kirletmemeliyiz. Gelecekte savaşların su kaynakları için çıkacağı bilinci ile davranmalı, gereken önlemleri şimdiden almalıyız. Kentimizin içinde bulunduğu Antalya havzası ülkemizin 5 ci büyük havzasıdır ve 11.06 milyar m3 su kaynağına sahiptir. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1. 500 m3 civarındadır. Antalya ise yaklaşık 5.500 m3 ile su zengini sayılabilir. Kent konseyi çalışma gurupların da 2000-2010 yılları arasında içme suyu ve su kaynakları ile ilgili çalışmalar yapılmış ve raporlar yayınlanmıştır. Kent konseyinin uyarılarında haklı olduğu görülmüştür. Kaybedilen 10 yıl içinde; kullanılan veya planlanan kent içindeki toplam 3.964 m3/s su kaynağı kirlenerek kullanılamaz hale gelmiştir. Karacaören Barajından alınacak su miktarı 2.9 m3/s dir . 2006 yılında ASAT ve beş meslek odasının desteklediği, Kent Konseyi ile Akdeniz Üniversitesinin birlikte düzenlediği Antalya İçmesuyu ve sorunları sempozyumu yapılmıştır. Bu sempozyumda tüm sorunlar ve çözüm önerileri tartışılmıştır. Bu sempozyumun 2 cisinin yapılamamış olması büyük bir kayıptır. 2006-2013 yılları arasında Asat tarafından yapılan çalışmalar : 1. Oymapınar Barajından su getirilmesi, 2. DSİ nin Manavgat Su temin projesi hazineden 2008 yılında alınmıştır. 1998 den beri kullanılamayan tesisler 3 yıl kadar onarıldıktan sonra hazineye iade edilmiştir. Bu iki projenin uygulanmasının teknik olarak imkansız olduğu sempozyumda tartışılmıştı. Sonuç olarak bu projeler için boşuna zaman ve para kaybedilmiştir. 3. Sempozyumda İller Bankası tarafından önerilen Thermesos su kaynağı geliştirilerek uygulamaya konulmuştur. Halen su açığı Thermessus kuyularından kapatılmaya çalışılmaktadır. Bu suyun kullanılması da tartışmalıdır. 4. Tüm bu çalışmalardan sonra 25 yıl önce önerilen Karacaören Projesi tekrar gündeme gelmiştir. Önceki yıllarda da neden karşı çıktığımızı detaylı bir şekilde açıklamıştık. Görüşlerimizi değiştirecek bir bilgi ortaya konmamıştır. Bu bildiride alternatif çözüm önerileri ile Karacaören projesi ile ilgili endişelerimiz özet olarak aşağıda açıklanmıştır. • Kent içinde kirlenmiş olan 3.964 m/3 s lik su kaynakları traverten içinden akarak denize boşalan yıllık 300.000.000 m3 su tarafından yıkanarak temizlenebilir. Yıllardır travertene bırakılan kanalizasyon atıkları bu su tarafından temizlenmektedir. • İçme ve kullanma suyu Konya’da başarıyla uygulandığı gibi ayrı ayrı temin edilebilir. Sertliği nedeniyle kullanılamayan Kırkgöz kaynakları yumuşatılarak kullanılabilir. Karacaören’den gelecek suyu arıtmak, içinde bulunan ağır metaller nedeniyle çok pahalı veya başarısız olabilir ikisinin ekonomik değerlendirilmesi yapılmalıdır. • Fizibilite raporlarında belirtilip de ciddi olarak değerlendirilmeyen kaynaklar yeniden değerlendirilmelidir. • Köprüçay - Karabük, Büğrüm Köprü ve Olukköprü pınarları ile Küçük Aksu barajı seçeneklerinin değerlendirilmesi. Önerilerimiz arasında olan Küçük Aksu barajından kente su getirileceğini öğrendik. Olumlu bir çalışma olarak görmekteyiz. Ancak bunun dışındakiler değerlendirilmemiştir. SONUÇ : 1. 2010 yılında önerdiğimiz konularda yapılan araştırmalar açıklanmalıdır. 2. Kirlenmiş olan kaynakların geri kazanımı görevi yasayla Asat’a verilmiştir. Temizlenen kaynak yoktur. Konuyla ilgili hiçbir çalışma yapılmamıştır. 3. Köprüçay kaynaklarının değerlendirilmesi yapılmamıştır. Özel sektör köprüçay vadisinde küçük bir kaynaktan yaklaşık 25 km lik boru ile getirdiği suyu yıllardır başarı ile pazarlamaktadır. 4. İçme suyu ile kullanma suyu Konya’da başarıyla uygulandığı gibi ayrı ayrı temin edilebilir. Suyun maliyetini düşürecek bir yöntemdir. 5. 1991 yılında hazırlanan su kaynakları koruma alanları haritasının yeniden yapılması gerektiği ilgili kurumlara yazılı bildirilmiş ve gelen cevaplardan 2001 yılında çalışmalara başlandığı öğrenilmiştir. Yeni koruma alanları yönetmeliği Aralık 2011 tarihinde belediye meclisinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Bu on yıllık gecikme 3.9 m3/s su kaynağının kirlenmesine neden olmuştur.2012 ye kadar uygulanan farklı haritalardan dolayı İmar uygulamalarında birbirinin tam tersi kararlar verilmiştir. Bu konu da hukuki problemler çıkabilir. 6. Karacaörenin projesinin maliyeti bizdeki bilgilere göre yaklaşık 300.000.000 , 1m3 suyun maliyeti ise 3.33 liradır. Kirlenme riski fazladır. TÜM BU ÖNERİLERİMİZDE GÖZÖNÜNE ALINARAK, ANTALYA’NIN İÇME VE KULLANMA SUYU, TEMİNİ KONUSUNDA YENİ BİR MASTER PLAN YAPILARAK SU ZENGİNİ BİR HAVZADA UCUZ GÜVENİLİR KİRLENME RİSKİ OLMAYAN BİR PROJE HAZIRLANMALIDIR. Bu plan yapılmadan Karacaören kaynağını olumlu bulmak doğru değildir. Yeni hazırlanan ulaşım master planı geri dönülmesi mümkün olmayan hataları ortaya koyan örnektir.